Türkiye’nin coğrafi konumu düşünüldüğünde deprem, hepimizin hayatında her an gerçekleşebilecek bir risk. Ancak araştırmalar gösteriyor ki deprem anında hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu panikten kaynaklanan yanlış kararlar nedeniyle bu sonuçla karşılaşıyor. Doğru bilgi ve küçük bir hazırlık her şeyi değiştirebilir.
Deprem Anında İlk 10 Saniye
Sarsıntıyı hissetttiğiniz anda tek yapmanız gereken şey şudur: çök, kapan, tutun. Masanın altına girin, başınızı koruyun ve sarsıntı geçene kadar hareket etmeyin. Türkiye’de hâlâ yaygın olan “kapı altına geçme” refleksi modern yapılarda artık geçerli değil — bu bilgiyi çevrenizle paylaşın.
Asansöre kesinlikle binmeyin. Merdivenlere koşmayın. Bina içindeyseniz bina içinde kalın, dışarıdaysanız dışarıda kalın.
Sarsıntı Bittikten Sonra
Gaz kokusu varsa hiçbir elektrikli aleti kullanmayın, sigortaları kapatın ve binayı terk edin. Ayakkabınızı giyin — kırık cam ve moloz en sık yaralama nedenlerinden biri.
Güvenli bir alana geçtikten sonra yakınlarınıza haber verin. Telefon hatları dolacağı için SMS tercih edin, daha hızlı iletilir.
Deprem Çantası: 72 Saatlik Hayatta Kalma
Profesyonel kuruluşlar bir depremin ardından ilk 72 saatte dışarıdan yardımın ulaşamayabileceğini söylüyor. Bu yüzden evinizde hazır bir deprem çantası bulunması şart.
Çantanızda şunlar olmalı: su, enerji barı, ilk yardım kiti, el feneri, yedek pil, düdük, fotokopi kimlik, nakit para ve ilaçlarınız. Bunları bir sırt çantasına koyun ve kapı yanında saklayın.
Depreme hazırlıklı olmak kaderci olmak değil, tam tersine hayata sahip çıkmaktır.